Hilal Su

Bio

Özlüyorsun dostum. Biliyorum. Sırf özlediğin için sabahladın bu gece de. Sıcak falan bahane yani. Özlüyorsun lan işte. Saçlarına dokunduktan sonra elinin ayasına sinen o kokuyu deli gibi özlüyorsun. Sesini ya da. Bakışını, "Alo" deyişlerini, ondan gelen uzun veya kısa tüm mesajları, öfkelenişini bile özlüyorsun onun. Mesaj atmayışlarını da. Merak etmeyi de. Öyle kolay mı sanıyorsun unutmak? Biriyle yeniden başlasan mesela, hep onunla kıyaslayacaksın dostum. "O olsa bu durumda şöyle yapardı/derdi." diyeceksin. Sonra bir de o ilk ay var. Ayrılıktan sonraki ilk ay... Hakikaten berbattır kelimenin tam manası ile. Her gece özleyeceksin. Bir de yokluğuna alışma davası var. İnanamıyorsun bittiğine. Hala uyandığında "Günaydın" mesajı atma isteği doluyor içine. Sonra aklına geldiğinde, ağır bir darbe almışa dönüyorsun işte. Meraklar... "N'apıyor lan acaba? Kimle şimdi? Unuttu mu yani? Anımsamıyor mu gülüşümü?" Anımsamıyor dostum. Adını dahi aklına getirmiyor. O gününü gün ediyor. Sen kendi kendini yiyorsun hiç uğruna. Özlüyorsun ona sarılmayı. Öpmeyi falan geç ellerine usulca dokunmayı, avuçlarının sıcaklığını it gibi özlüyorsun. Durup kendine kızıyorsun sonra. "Söz verdi gitmeyeceğine ama yarım bıraktı bizi" diyorsun. Onu özlediğin için bunca şeye rağmen, küfrediyorsun kendine. Kendinden soğuyorsun. Kendinden soğuyorsun da ondan soğuyamıyorsun bir. Söküp atamıyorsun oğlum. Yüreğinden değil sadece hem de... Ciğerinden, böbreğinden, düşlerinden, umutlarından, gecelerinden, anılarından söküp atamıyorsun! İçiyorsun sonra... Efkarından. Alkol veya sigara. Veya adını sayamayacağım tonla madde. Unutacağını sanıyorsun değil mi? Bok unutursun. İleride geçer sanıyorsun, başkasını severim sanıyorsun değil mi? Eğer gideni böyle delice özlüyorsan başkasını bir daha bok seversin dostum. Kusura bakma, dost acı söyler. O gülebiliyor şuan. Sensiz. Hatta tam şimdi uyuyor rahatça, senin gecelerini çalıp giden şerefsiz. Ona hakaret etmek de koyuyor değil mi? Hala kıyamıyorsun, tıpkı bir aptal gibi. Hiçbir kötü sözü yakıştıramıyorsun onun adının yanına ki o adını bile hatırlamazken senin... Kıskanmayı, sahiplenmeyi, kıskanılmayı özlüyorsun, onun tarafından yani. Sana karışmasını özlüyorsun. Gelmeyecek günler için arada bir usul usul ağlıyorsun. Kimsecikler yokken yanında. Çünkü diyecekler ki sana : "Kaç zaman geçti, değmez onun için. Saçmalama." Asıl saçmalayan onlar aslında. Değmeyeceğini sen de biliyorsun, onun ellerinin senin ellerine bir daha... O yüzden ağlıyorsun ya. Yanlış mıyım dostum? Üstelik şimdi arasa ağzın kulaklarına varacak, yüreğin ağzında atacak, avuçlarına ateş basacak. Ve yine affedeceksin, sorgusuz sualsiz. Haksız mıyım oğlum? Hayatının içine edip gitmesine rağmen, gelse diye bakıyorsun. "Hatta arada gelsin hayatımı alt-üst etsin buna da razıyım, yeter ki gelsin." diye düşünüyorsun. Ahmaksın. Aşıksın. İkisi aynı şey, biliyorsun değil mi? Hiçbir yol onu sana getirmiyor. Buna rağmen her yol ona çıkıyor. Sen gelmeyeceğini bile bile "Unuttum" maskesi altında gizlice hala bekliyorsun seni bıraktığı yerde. Giden gelmeyecek, eminsin. Ama umutlar öyle berbat ki... Adamı kemiriyorlar değii mi? Ya diyorsun ya gittiği tende mutlu olamaz da beni özlerse, ya dönerse? Dönmeyecek dostum. Etrafında gördüğün çiftler canını yakıyor. Sevimli sevimli pozlar verip fotoğraflarını oralarda buralarda sergiliyorlar. Kıskanıyorsun açık açık. Ki bazıları ayrılsın diye dua ediyorsun içinden. Etme. Yazık. Kızıyorsun değil mi dostum? Siz o kadar severken koptunuz, üç kuruşluk aşıklar mutlu diye. Özlüyorsun yine. Gülüşünü diyorum lan... Ne biçim hasretsin o tebessümlerine. Anasını sattığımın anıları var bir de. Her yerde. Buluştuğunuz mekanlar, gittiğiniz yerler, adım attığınız geçtiğiniz tüm cadde ve sokaklar. Hepsine sövüyorsun. Geçemiyorsun gözlerin yaşla dolmadan oralardan. Hayalini görüyorsun her birinde. Boğazın yine düğüm düğüm tabii ki. Özlüyorsun. "Yine şurada dursa, yanı başımda." diyorsun. Bir daha asla olmayacak, yaşanmayacak o anılar. Biliyorsun. Belki bir başkasıyla yaşıyordur hayallerinizi. Düşündükçe kahroluyorsun. Onunla ısınmayı özlüyorsun. Doğmamış çocuklarınıza isim düşünürken didişmeyi, tatlı kavgalar etmeyi vesaire vesaire. Çok özlüyorsun işte. Bu yazıyı okurken her satırda bir bir anılarınızı düşleyecek kadar. Değil mi dostum? Gelmiyor mu gözlerinin önüne? Sövmüyor musun şuan, gelmişine geçmişine? Boğazın acımıyor mu yine, yutkunamıyorsun diye. Kapısına gidip "Yeter lan! Özledim, gel artık." diyesin gelmiyor mu senin de? Bir göz odası olan küçücük bir yuva bir de bir evlattı istediğin sadece. Ama çok geldi ona bu sevda, ağır geldi bu hayaller. Her babayiğidin harcı değil sevmek. Sevmekten öte sahip çıkabilmek. Özlüyorsun işte lan. Deli gibi. Aylar, yıllar geçse de bu değişmeyecek. Sen bu yazıyı her okuduğunda onu hayal edeceksin. Solun sızlaycak her seferinde. Geçmeyecek izi dostum, geçmeyecek. Özlüyorsun. Biliyorum.

Latest Insta posts

Current Online Auctions

Retail price $23.51
winning Roanne
Retail price $41.17
winning Na
Retail price $41.16
winning Malea
Retail price $58.82
winning Guillermo