Meryem Erturhan

Bio

Ah ulan.. Ah ulan yanmasa keşke köprüler.. Cümleler uzak olabilir mi hiç dudağından.. Kadınım.. Çemberin dışı soğuk.. Ve burada sesler yetersiz.. Üzerime şarkılar basıyorum. Sigara can yakmıyor artık.. Anlatabiliyor muyum sana ? Metreler kadar yakın olduğunda dokunamamak.. Ya da bakamamak. Sessiz kalma zorundalığı. Dünyanın bütün yerleşik ordularını tek nefesimde bırakıyorum sigaramdan doğaya. Tadı yok o çayın. Kelimelerin ucu yok. Özlüyorum fakat bana ait durumlardan bahsetmeme gerek yok. Bilirim, gelmemek ama gidememek arası ritimde kalacaksın. İçimdeki piç okyanusla barışırsa, korkarım bu şehir sular altında kalacak. Direniyorum.. Zamansızım kadın. Hiç bir dakikayı sevemiyorum ucu sana çıkmadıkça. Gecenin içinde göğsüme saplanıyor o kısacık anlarda hayal adına alizelere bıraktığımız kırmızı tarihler. Enlemler yakınlaşmıyor, sen Sibiryayken..Radyolar bana inan hiç acımıyor. Sezen Aksu yetiyor canıma kastetmeye. Bir kaç ucu kirli notada.. Ve gözlerimin önüne gelen o cümlelerinle.. Kahvaltılardaki tüten çay kokusunda, sana ulaşmak.. Silüetine hayatımın en ağrılı dönemlerini anlatmak..Seni dinlemek boşlukta.. Seni yazmak tükenmez bir kalemle. Ruhumun asılı olduğu kadın. Yoksun ya şimdi.. Bütün anlamlardan yoksun kalıyorum şu boş odada.. Bir kramp bu, zihnimden içeri. Ve hayal edemem ben, başka birisine günaydın diyebileceğin günleri.. Nasıl yani.. Şimdi gittin ya.. Başkasına mı aşık olacaksın ? Nasıl başkası mı çok sevecekmiş benim kadar ? İnsanlar seni anlamak isteyecekler mi ben gibi ? Yargılamadan kim sarılabilecek benden başka ? Seni ağlatırlarsa Gazzede bir çocuk bebeğini kaybeder.. Ve ben Gazzenin bilinmeyen her sokağında dolaştırdım hayal ettiğimiz burnu küçük bir kızılı..Yalvarırım ulaştırma kimseyi hayallerine. Dokunmasınlar işte.. Kanıyorum. Adımı yalnız yapma.. Yalnızca adım ve şu kıvırcık saçlarım kalmasın sende.. Boşluk olmayayım. Zaman tersinirdir. Bırakma beni işte öyle bi yerle.. Bırakma bir saçma palyaço gibi, kentleri karışık soğuk bir ülkeye.. Sonbahaların tadı yok bende. Eğer elinden tutup koşamıyorsam sokak sokak.. Duyamıyorsam.. Dokunamıyorsam, sonbaharların mevsimlerden bir farkı yok. Senden gayrı düşecekse burnumun ucuna bir kar tanesi. O kışın sıcaklığı yok. Buz tutan banklardan farkım yok bu simsiyah şehirde.. Uykularıma karışman. Uykularda seninle yaşamak kadar.. Ve bu daha önce bilinmeyen kaçıncı cinnet demektir. Uyanınca kaç tane bulutun ağladığının farkında mısın ? Üstelik hayattayken ve sana bu denli yaşlanmışken..Seni bu denli özüme karıştırmışken.. Ağlıyorum evet bu gece. Bu insani zafımın çözümünü uzun zaman önce şarapta keşfetmiştim.Paslanmış bir demir gibi, çözülmüyordu iceberglerim.. Ben babam gidince bile, dik durmayı öğrenmiştim küçükken. O zaman bile ağlamamak üzerine yetiştirmiştim kendimi. Eğilmek istemezdim. Büzülmek ve hor görülmek istemezdim. Çünkü ağlarsam, ben kendimden geçerdim.. Kendimden geçersem ben, Babamın ihanetini kabullenmiş gibi hissederdim.. Ama sen gidiyorsun ya şimdi, kaç siyah ayrılıklar gören bedenim, hissetmedi bu kadar nihilizm. Gitme diyemeyecek kadar da, arnavut kaldırımları bakışlarım.. Nefeslerim kaybediyor heyecanlarını. Anlamasınlar istiyorum. Masallar bitmezdi milyonlarca yıl. Göğsümde taşımak istiyordum, saç tellerini. Öylesine inanmışım ki ben sana, kendime bile kabul ettiremiyorum. Gözlerin aklıma geliyor. O dokunmaklar. Nefeslerin kesildiği, seslerin tükendiği, ışıkların azaldığı ve dolunayın bize söyledikleriyle uyuduğumuz geceler konuyor dudaklarıma. Ve biraz daha çatlıyorum orta yerimden.. Gitme kadınım.. Terbiyesizleşiyor bütün şehir ben sana dokunamazken, nedir bu sinemaların içinden çıkan sarmaş dolaş çiftler.. Karşımda birbirlerini öpen insanlar.. Ellerini tuttuğum her yer kudüsken bana, insanlar hissetmiyor sevgilim.. Ben oysa ki hatırlıyorum, hangi caddede aptal olduğumu. Hangi rüzgarın eşiğinde o temiz alnından öptüğümü. Ben unutamıyorum sevgilim, saçlarından cenneti koktuğumu.. Adımı söylüyorsun usulca akreple savaş verdiğim saatler.. Öyle titriyorum bu buzdan zeminin üstünde.. Öksürüyorum.. Ölüyorum ölüyorum da, tek bir kere sitem etmiyorum sana. Bütün mevzularında haklı görüyorum seni. Diyorum ki, aşık olmak, güçlüye yaraşır. Güçlü dur.. Ama kesiyor orta yerimden o resimler. Kırılgan oluyorum. Ve haberin olmuyor sevgilim her gece olanlardan.. Unutma, hatırlatırsın beni Evrim'e ? Belki beni de sevebilir.. Anlatabiliyor muyum sana ? Gitme Kadın.. Omuzlarında bulduğum şarkıları, yeniden söylemem gerek. O kırmızı dudaklarından öpüp öpüp şükretmem gerek.. Yanık vücudunda, hayatıma dokunmam gerek.. Seni dinlemem gerek, seni yazmam gerek.. Seni anlatmam gerek, milyarlarca insana.. Okuyabilen her insana, kirpiklerinden bahsetmem gerek.. Belki bir duaya adını sığdırmam gerek.. Bilirsin varlığın ilahi bir kitap.. Ey ruhumun beyaz meleği.. Daha yaşamam gerek.. Yalvarıyorum, gitme kadın. Bu biçim gidilmez kadın.. Beni duy kadın.. Kırmızı kadın.. Tuğberk Ulu.

Latest Insta posts

Current Online Auctions