Zehra Arhez

Bio

bir boşlukta sallandırıyorsun yüreğimi kime baksam biraz sensizlik biraz yalnızlık biraz korku sevilmeye muhtaç bir çocuk gibiyim sokak aralarında ...adımı kim haykırsa sarılacak gibiyim acı çekmek ne demek bilir misin özlemler içinde..? derdini anlatamayan bir dilsiz gibiyim kırgınlıklarımı emanetçiye bıraktım geri dönüp alır mıyım../..bilmiyorum her gece istek parçalar alıyorum sevdaya dair her gece biraz daha ölüyorum bizim buralarda hem şarkılar söylemek, her yiğidin harcı değil pardon../..yanlış söyledim her kadının harcı değil diyecektim şimdi desem ki gün geceye döndü susuz bıraktın dudaklarımı köpek öldüren gecelerde sancılarım sıklaştı../..ebesiz şiirler doğurdum kan ter içinde çocuklarının yüzünü görmeye gelmedin bile, kahrolmayacak mısın..? küçük bir kızın gül kokan dualarında kaybettim umutlarımı nehirler boyu uzanan yüreğim işgal altında kaldı kurtulan var mı dersen, belki bir kaç düş ve sakat kalan sözler sevdam ise komada kan kaybediyor, biliyor musun..? belki de artık hiçbir şeyi bilmeni istemiyorum istemek beklemek demek beklemek ise kanamalı bir isyandır göğsüme yapışan göğsümün bilinmezlere değil, sevda RH + düşlere ihtiyacı var artık rolleri değişiyoruz sevgili sana şimdi anlamak bana da susmak düşüyor yaşattığın için biliyorum, yüreğin biraz titreyecek hazır mısın..? SEVMEYI ÖGREN: Sevdikçe varliginin kâinatla toplandigini görürsün. Sevince, kendini kendinden öte tasirsin. Sevince kalbine yeni ve sonsuz kanatlar takarsin. Sevince, mavi bir deniz olur kalbin; hiç bilmedigin kiyilara varirsin. BAGISLAMAYI ÖGREN: Bagisladikça dostlarinin sayisini onla çarpmis olursun. Bagislamak kalbinin yükünü azaltir. Bagislayinca, kalbine batan dikenler güle döner. Bagislayinca önce kendini bagislamis gibi olursun, nefretin ve kinin yükünü omzundan atarsin. PISMANLIK DUYMAKTAN KORKMA: Pismanligini itiraf ettikçe hatalarinin küçük, anlasilir ve bagislanabilir parçalara bölebildigini görürsün. Pismanlik sancisini göze aldigin sürece, hatadan dönmenin lezzetini de yasamaya baslarsin. Pismanlik içtenligin sinamasidir. Içtenligi olmayanlar pisman olamazlar. Pisman olmayanlar içtenlik kazanamazlar. HATIRLAMAYI ÖGREN: Hatirladikça, sevgilerinin karekökünü bulup, onlardan hüznü çikardigini fark edersin. Hele de çocuklugunu çok hatirla ki, hiç endisesiz mutlu oldugun anlari yeniden yasa. Mutlu olmayi beceremeyen biz büyüklere içimizdeki çocuk mutlulugun sadelik ve hirssizlikla ilgili oldugunu fisildar. Dur ve dinle çocugunu. DEGER VERMESINI ÖGREN: Deger verdikçe sevgilerin küpünü bulup, onlari mutlulukla çarpabildigini görürsün. Deger vermeden geçirdigin günün günesi hiç dogmamis gibidir. Degerini bilmedigin esyaya hiç sahip olmamis gibisindir. Degerini bilmedigin dostlarin sana göre hiç yasamamis gibidir. Deger vermesini ögrendiginde, hayatin sahihlestigini fark edersin. Daha yavas yürürsün ama adimlarini yere siki basarsin. ILTIFAT ETMESINI ÖGREN: Iltifat ettikçe, insanlarla arandaki en kisa mesafenin bir tebessümün resmettigi egri bir çizgi oldugunu görürsün. Iltifat etmek yalan konusmak demek degildir. Iltifat, muhatabinin görmek istedigin yere ulasmasi ve oradan öte geçmesi için temennide bulunmaktir. ÖZÜR DILEMESINI ÖGREN: Özür diledikçe nefretin ve öfkenin sonsuza bölündügünü, böylece darginliklarin limit sifira giderken yok oldugunu fark edersin. Ayrica bak: “Pismanlik duymaktan korkma” ögüdü. ASKTAN KORKMA: Böylece bir üçgenin iç açilarinin toplaminin 180 dereceyi asip, bütün yamuklari kendi içinde barindirabildigini görürsün. Ask pürüzleri yok eder; dikenleri gül eder, acilari haz eyler. ARA SIRA HÜZÜNLEN: Hüznün kalbine dokunmasina izin ver. Böylece bütün mutluluklarin ve zevklerin sonunda ayrilik çizgisine teget geçip geri döndügünü görürsün. Hepimiz ayriliklarin kusattigi bir adada simdilik yasayan fanileriz. Hüzün, faniligin ince sizisini kalbine hissettirdigi için, seni ebediyete komsu eder. Hüznünü öldürürsen ölümü anlayamadigin gibi hayati da anlayamazsin. VE BIR GÜN ÖLECEGINI BIL: Kesinlikle öleceksin ve öldügün gün anlayacaksin ki, yasadigin hayat, paydasi sonsuzluk olan basit bir kesirden ibaretmis. Kesrin payinda ne olursa olsun, ne kadar çok sey biriktirmis olursan ol, hepsi son islemde sifira esitlenir. Kesrin üzerine, yani bu dünyaya, sonsuzluk cinsinden bir seyler koyman gerekiyor. Yoksa “elde var sifir” HER GÜN YENIDEN UYAN: Uyanmayi sadece gözünü açmak olarak bilen için, bir safak vakti ne kadar da siradandir. Hayranlik duygusunu her gece iki göz kapaginin ardina sakladigi gözleri gibi her daim uykuda birakan için, bir gün dogumu “sabahin körü” olasica karanliktir. Kulluk heyecanini avucunda tutamadigi bir kor gibi savurup söndüren için, bir seher vakti egreti ve tanimsiz bir vakitsizliktir. Haydi, aç gözlerini! Aç gönlünü! Simdi ve burada var oldugunu fark et. Var edildigini fark et. Buraya, bu sabaha bir insan olarak gönderildigini bil. Bu sabahin senin için, sana özel olarak yaratildigini fark et. Uyan! Günes senin için doguyor.

Latest Insta posts

Current Online Auctions