Ilknur Efe

Bio

İlk kural : "Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler. İkinci kural : "Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. 'Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı' gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir." Üçüncü kural : " İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır. Dördüncü kural: "Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir." Kendine iyi bak. Tüm kalbinle sev. Sonuna kadar hayatın tadını çıkar. Hayatındaki her gün bir hediyedir, kıymetini bil.. ........................................................................... Artık yoksun ya hani? Bi süre telefonuma bakmayacağım, kapalı kalsın. Çünkü senden mesaj gelmeyecek, aramayacaksın. Arkadaşlarımdan gelen teselli mesajları. Geneli 'sevse gitmezdi' olan mesajlar. En iyisi telefona bakmamak.Bi süre dışarı çıkmayacağım.Çünkü artık karşılaşmayacağız, karşılaşsakta kaçacaksın benden hızlı adımlarla. Ve henüz vadesi dolmayan ilişkiler göreceğim. El ele gezecekler, onlara imreneceğim canım yanacak. En iyisi dışarı çıkmamak.Bi süre konuşmayacağım kimseyle.Çünkü 2 laflarından biri 'sen' olacak. Seni soracaklar 'o' nasıl diyecekler yada 'onla' nasıl gidiyor? diye soracaklar. Yine canım yanacak titreyen bir ses tonuyla 'bitti' diyeceğim. En iyisi kimseyle konuşmamak.Bi süre yemek yemeyeceğim.Çünkü biliyorum ki hepsi boğazıma düğümlenecek. Sensiz günlerimde yediğim yemeğin dahi tadı olmayacak. Annem'in yaptığı o en lezzetli yemekler bile lezzetsiz gelecek. Canım sıkılacak, moralim bozulacak en iyisi yemek yememek.Bi süre uyumayacağım.Çünkü gözlerimi kapatır kapatmaz rüyalarımda baş rol oynayacaksın. Böyle uzakta duracaksın ellerimi uzatacağım sana sende uzatacaksın tam ellerimiz birleşirken annem gelecek ve -kızım hadi kalk diyecek. Yine ayrılacağız. En iyisi hiç uyumamak.Uzatmaya değmez aslında kısaca hayattan (ki bu hayatsa) tat almayacağım. Bunu oku ve dön. Dön baştan başlayalım, tekrar karşılaşalım yolda tekrar bakayım gözlerine uzunca. Ne bileyim tekrar aşık ol bana, bende sana. Tekrar gitmeyeceğine dair sözler ver ama bu sefer fark olsun. Sözünde dur ve GİTME ................................................................................ Bırak ki Gidebileyim! Hadi ayrılalım! Öyle laftan değil, gerçekten ayrılalım çünkü bu var ve yok arası duran aşkımız beni öldürüyor. Bırak ki Gidebileyim! Böyle yaşamak çok zor! Yüreğimle kavga etmekten yorgunum. Seni sensiz sevebilirim, bununla baş etmek mümkün. Bir kılıf uydururum içimde, seni uzaklarda sayarım. Birini yokken de sevebilirim. Sen ve ben arasında sürüp giden tatsızlığın ise, katlanılabilir yanı yok. Seviyorsak, seviyoruzdur. Sevmiyorsak, zaten neden yan yana olalım? Bizimki ne cennet, ne cehennem, araftayız!Hiçbir yere ait değilmiş gibi hissediyorum. Sonsuz karanlıkta beklemek gibi.. Ve neyi beklediğini bilmeden durmak, nasıl bir işkencedir, anlayamazsın! ......Ne sana aidim, ne sensizim; ne benimsin, ne değilsin! O zaman biz neyiz? Hem varlığın yüzünden adım atamıyorum, hem yokluğundan boğuluyorum. Bir yabancının gülümsemesine kanmak istesem, aklımdasın. Hoyrat ve anlamsız bir sevişmede kaybedebilirim seni ama kitabıma uymuyor. Seninle nefes nefese yaşanacak bir geceye de kayıyor aklım; gel gör ki, o vakitlerde sen yoksun! Ne zaman senden vazgeçsem, bıraksam ipin ucunu, ne olacaksa olsun desem; hissediyorsun sanki, elinde bir demet çiçekle çıkıp geliyorsun. Benim gönlüm sana dünden teşne, her geldiğinde yine suya düşüyor yeni bir hayata başlama hayali. Ve ne acı ki, bu yıllardır böyle sürüp gidiyor. Beni sevdiğini söylüyorsun, o zaman bırak beni! Bırak ki, gidebileyim. Artık bıçak kemiğe dayandı. Ya izin vereceksin, yüz yüze bakabilir halimiz varken bitireceğim; ya bir gün öyle gideceğim ki, kendimi senle tüketeceğim. Senle ben, adımız her ne ise, her ne olmuşsak şunca yıl içinde, eskidik! Artık anlamamız gerekiyor, biz bir alışkanlığın devamıyız. Hani çok tuttuğu için seri halinde çekilen filmler var ya, onlar gibi, üçüncüden sonra çok sevimsiziz. Seninle bir zamanlar efsaneydik, şimdi sıradan bir hikayeyiz. Bırak ki, gidebileyim. Gideyim ki, yüreğimde sana ait o sihri yaşatmaya devam edeyim.

Latest Insta posts

Current Online Auctions